Bugün 13 Nisan 2021 Salı
Kardesler Web
Hayatimizdaki Dolaplar
İçinizden buda ne şimdi dediğinizi duyar gibiyim. Haklısınız. Ben bu yazımla sizi biraz geçmişe götürüp günümüzle sentez düşüncelere sevk etmek arzusundayım.
24.02.2021İlhami HAN - info@duzceobjektif.comYazi Arşivi
Bir arkadaşımın samimi bir ifadesi şuydu : ‘’ ya İlhami yazılarında kendin den çok bahsediyorsun’’. Haklı olabilir. Ama benim açımdan da bakıldığında bunun iki sebebi var. Birincisi ben henüz amatör bir yazarım. Elimden gelenin en iyisini amatör bir ruh ve tarzla yapmaya çalışıyorum ki daha önce de bahsettim yazmak hiçte sanıldığı, okunabildiği kadar kolay bir uğraş değil. Siz değerli okuyucularıma vermek istediklerimi konuşur tarz ve üslupla anlatmak sabır gerektiriyor. Bunu sitem olarak söylemiyorum. Ama durum böyle. İkincisi olaylara yaşadıklarımı gözlemlediklerimi öngörülerimi kendi bakış açımla yansıtmaya çalışmamdır. Ne diyorduk dolaplar. Hayatımıza yaşadığımız  zaman dilimi içinde  giren çıkan dolaplar….
Buzdolabı, elbise dolabı(gardrop diye de bilinir), mutfak dolabı, tel dolabı, ( eski zamanlarda buzdolabı yokken mutfak bakliyatlarını vb. mutfak malzemelerini koruma amaçlı mutfak bitişiğinde kapakları ince plastik tabaka telle kaplanmış bir anlamda kiler denilen dolap) takım dolabı( daha çok erkeklerin kullandıkları ev aletlerini koydukları,  diğer bir söylemle takım çantası da denilen ),kirli çamaşırların biriktirilip yıkanmak için toplandıkları çamaşır dolapları, panayır lunapark gibi yerlerde bulunan eğlence amaçlı bazen faydalandığımız dönme dolaplar. Tabi halk arasında söylenen genellikle negatifliği ifade eden,  yenilen kazıkları, ihaneti, vefasızlığı tarif eden  halk söylemiyle arkadan çevrilen dolaplar vb. yüzlercesi.
Gelelim benim bahse konu edeceğim HAMAM DOLAPLARI na.
Evet  HAMAM DOLABI
Son zamanlarda başta siyasiler olmak üzere bir çok kesim tarafından Z ,X,Y diye adlandırdığı genç kuşak ki bana göre ağırlıklı olarak70 li yıllardan sonra doğanlar kastediliyor. Bende onları kastederek kaleme alacağım bu konuyu. Çoğunun varlığından bile haberdar olmadığı, belki bir sohbet   ya da  muhabbet esnasında büyüklerinin anlatımıyla öğrenme fırsatı bulamayanlar için karşınızda HAMAM DOLABI
Ters sorularla anlatayım. Niye vardı bu dolaplar?  Nasıl kullanılırdı?  halen kullanılıyor mu?
İnsanoğlu yaşamı boyunca farklı sebepler le (bu sebepler inançları gereği,hijyen gereği vb.) ebeveynlerinden öğrendiği usul ve yöntemlerle bazı ritüalleri devam ettirir. Temizlenmek bunlardan başta ve önemli olanlardandır. Yani banyo yapmak.
Günümüzde küvet, duşakabin ve benzeri adlar altındaki şekillerde temizlenme arınma işi için vardı.
Halen kullanılıyor mu net bir bilgi sahibi olmamakla birlikte sanmıyorum.dediğim gibi artık yerini duşakabin küvet vb. daha basit, modern, sağlıklı ortamlara bıraktı diye düşünüyorum.Uzun bir süredir hiçbir yerde şahsen rastlamadım.görmedim.
Niye kullanılıyordu? Benim şahsi kanaatim ekonomik olarak insanların şartları yaşamlarını modernize edemiyorlardı. İnşaat sektörü ağırlıklı alaylı diye tanımlanan babadan dededen öğrenme ile sürdürülen müteahhit diye bilinen anılan bazı sözümona  ticaret adamlarının verdikleriyle yetinmelerinin sonucuydu. Ve tabi geleneklerin çok çabuk değiştirilememesi   modern, teknolojiye uzak durmayı tercih etmek bana göre sebeplerin başlıcalarıydı.
Anlatalım artık neydi bu Hamam dolapları.: tahminime göre 70 li yılların başlarına kadar ki o dönemlerde özellikle bölgemiz dahil nerdeyse tüm kırsal kesim yada taşra diye ifade edilen az gelişmiş  bölgelerde ikametlerin yatay mimari ağırlıklı olmasının getirdiği basit, pratik bir çözüm şekliydi hamam dolapları.
Bilirsiniz ya da duymuşsunuzdur eskiden evlerde bugün şömine diye ifade ettiğimiz ocaklar bulunurdu. İşte bu ocakların yandığı ateş üzerine yörelere göre farklı adlarla anılan demirden yapılan ateş üzerine üçayakla oturtulabilen üzerinde ayakları bir birine bağlayan üstüne tencere, tava, güğüm vb. aparatlar konulabilen sacayaklar konur bu düzenekle  Yemek yapılabilir, su ısıtılabilir ateşten faydalanılırdı. Bu ocaklar farklı kültürlerin gelenekleriyle et kurutma, peynir isleme (çerkes peyniri), bazı meyve ve sebzelerin kurutulması (biber, hurma kurutulması gibi)vb. amaçlar için de kullanıldığı bilinmekte dir. İşte anlatmaya çalıştığım hamam dolapları da genelde bu donanımın bulunduğu odanın evin dış tarafına bakan duvarına tasarlanıp uygulanan bir tertip ti.
Nasıl bir şeydi: Duvarın içine gömme diye tarif edebileceğim, suyun rahat tahliyesi için(tahliye derken: kullanılan atık suyun o istikamete kazılmış bir kuyuya ilkel metod lar kullanılarak yönlendirilmesi işi) dışa bakan duvarın kullanıldığı, ev içi zemininden yaklaşık bir metre yüksekte duvara gömme şeklinde uygulanan bir banyo tertibatı diyebilirim. içine girilebilmesi için önüne yani üstüne bir kapak konulduğu için dolap adını alan yıkanma alanı. 5-6 metrekarelik içine girildiğinde alt zemininde tahta ile kaplanmış tahta olması sebebiyle sürekli kapalı olması suyla irtibatlı olması nedeniyle taban kısmının neredeyse yosun bağladığı ( takip edebildiğim kadarıyla 65 li yılların ikinci yarısından sonra ekonomik durumu iyi olanların alt zemini beton dökerek daha kullanılır haline getirdiklerini biliyorum)olduğu içinde oturmak için yani yıkanma esnasında oturulabilmek için  tahtadan bir  tabure bulunan, ben dahil birçok arkadaşımın orda yıkanmaktan pek haz almadığı bir tertibattı.  Niye mi?:çok sık açılıp kapanmaması nedeniyle içinde bazı böceklerin yaşaması, örümcek ağları bağlaması hep ürkütücü olmuştur. Ve karanlık olması , rahat hareket özgürlüğü tanımaması, özellikle kış mevsimlerinde soğuk olması iyi hatırlanmamasının önemli sebeplerindendi diye düşünüyorum.içinde raf gibi bir destek olduğunu üzerine kova koyulduğunu hatırlıyorum. İçine girmek içinde dolabın önünde bir tabure olduğunu söylememe gerek yok diye düşünüyorum.
Yani bir kuşağın yıkanma ihtiyaçları böyle karşılanırdı.
Ve tabi şunu eklemeden geçersem eskiye haksızlık etmiş olurum. Halen hemen her evde bulunan misafirler için ayrılmış misafir odaları. O zamanda misafir odaları vardı ve bahse konu ettiğim dolap düzeneği misafirin ihtiyaçlarını karşılasın diye de bulunurdu.
Ben gençlik yıllarımda bu düzenekte banyo yapanlardan biriyim. O günleri unutmak mümkün değil. Sonraları Yine ekonomik gelire bağlı olarak çapı 1 metre derinliği 10-15 santimlik bakır ya da plastik leğen diye anılan aparatlar aldı bir süre banyo ritüalimizde. Bu güne kıyaslamak bile hayal edemiyecemiğiz eza, cefa, zorluk dolu yıkanma anılarımızda yinede mutluyduk. Banyo bitiminde,  ki genelde banyo komutanı annelerimiz olurdu. Çoğumuzun banyo tası diye bildiğimiz o tasın(15-20 santimlik suyu kovadan üzerine dökmek için kullanılan bir aparat) çeşitli sebeplerle dank diye başımıza vurulduğunu  eminim  unutmamışızdır. Ama yine banyo bitiminde mutlu çocuklardık biz.
Detaya girilebilecek çok ayrıntı olmasına rağmen fazla uzatmamak adına şimdilik bu kadar sunmuş olayım diye kesiyorum.
Umut, sevgi ve mutlu dolu yaşamlarımız olsun dilek ve temennilerimle saygılarımı sunuyorum. Kalın sağlıcakla….
Tüm Yorumlar
Yusuf Parlak07.03.2021-20:20:25 Yüreğine, kalemine sağlık abi. Tebrik ederim.
Emine Arsal28.02.2021-00:42:12 Yüreğine kalemine sağlık.70 li yılların çocuğu olarak yaşadığımız evde bu tür dolap hamamını kullandık.Geçmişi hatırladım yazını okuyunca abicim,kal sağlıcakla
Selahattin27.02.2021-22:47:37 Eline kalemine sağlık abim geçmişe gittim teşekkürler
Filiz kayran26.02.2021-09:14:46 Anneannemin evinde de vardı bu hamamlardan.yazları fındık toplamaya gittiğimizde her aileye bir oda verirdi anneannem .Hamam dolaplarının üzerinde açma kapama mandalı vardı.üzerlerine süs olsun diye ortası delik paralardan çakılmıştı.ne güzel günlerdi.
Nebil Yılmaz25.02.2021-22:02:28 Eline sağlık
Düzceli..25.02.2021-21:58:37 teşekkürler, İlhami, kalemine sağlık.. Çoçukluğun en iyi dönemlerini geçirdiğim Anne köyünde, köyün yeğeni olma hasebi ile o tip evlerde çok bulundum.. Her ne kadar hijyen önemli olsada toplu yaşamın sürdüğü ailelerde, farklı kültürlerin getirdiği şartlar gereği, bahsettiğin bazı ritüallerin gizliliği açısından odalarda olurdu.. Anne köyümde uzunlamasına iki veya üç odalı, önü boydan boya sondurma ve ahşap çitli tabanı topak ve hasır la kaplı evleri hatırlattın..
Hale Kale25.02.2021-00:54:19 Yüreğine kalemine sağlık Eskiyi, eskileri çok güzel anlatmışsın. Her cümlede kendimden bir şeyler vardı.
Hale Kale 25.02.2021-00:40:54 Yüreğine kalemine sağlık, çok güzel anlatmışsın eskiyi, eskileri her bir cümlede ben vardım. Sevgilerimle.
Faruk Öz24.02.2021-23:15:39 Abicim yazını zevkle okudum..banyo dolaplarında banyo yapamadım belki ama onu görmüş biri olarak cokkkk eskilere götürdün beni..Ağzına yüreğine ve kalemine sağlık..Sen yaz bizler büyük bir haz ile okumaya peşinden geliyoruz..tıpkı banyo bitiminden sonraki mutlu çocuklar gibi..Kal sağlıcakla ??????
Faruk Öz24.02.2021-23:13:48 Abicim yazını zevkle okudum..banyo dolaplarında banyo yapamadım belki ama onu görmüş biri olarak cokkkk eskilere götürdün beni..Ağzına yüreğine ve kalemine sağlık..Sen yaz bizler büyük bir haz ile okumaya peşinden geliyoruz..tıpkı banyo bitiminden sonraki mutlu çocuklar gibi..Kal sağlıcakla ??????
1

Tüm Yorumlar

 
Arşiv
Anasayfa
Foto Galeri
Videolar
Köşe Yazarları
Hakkımızda
Reklamlar
Editör
Künyemiz
Facebook
Twitter
Bize Ulaşın
Copyright © 2021 - Tüm hakları saklı tutulmaktadır.
Bu sitede yayınlanan tüm resim, materyal ve içeriğin telif hakları tarafımızca saklı olup izinsiz alınıp kullanılamaz.