Bugün 24 Kasım 2020 Salı
Okullar Açılırken:
Okullar Açılırken:
12.10.2020Doç. Dr. Süleyman DOĞAN - dogansuleyman1@hotmail.com)Yazi Arşivi

“FELSEFESİZ EĞİTİM OLMAZ”

Korona’dan (Covid-19, 19 rakamı bu salgının 2019 ortaya çıktığı içindir) dolayı okullarımız gecikmeli de olsa peyderpey açılıyor. Milli Eğitim Bakanı Sayın Ziya Selçuk, “Risk varsa bir yokuz. Diyerek okulların açılmasına ilk etapta sıcak bakmadı. Velilerden gelen istek ve sanırım Sayın Cumhurbaşkanının da direktifiyle öğrenciler okula merhaba dedi. Bana göre daha önce açılmalıyızdır. Çünkü öğrenciler eğitim ve öğretim hayatından mahrum kalırsa bu alışkanlık haline gelip okula karşı bir soğuma ve olumsuz şuur oluşabilir. Eğitim çocukları olan okulların öğrencinin bir sosyalleşme ve kendini disipline etme ortamı olduğu için açılması çok önemlidir. Yükseköğretim kurumları olan üniversitelerin genelinde ise uzaktan eğitim gerçekleştirilecek.

Neden Eğitim Felsefesi Kitabı?

Kimse kızmasın ama bendeniz okulların açılmasıyla ilgili olarak yazdığım bir kitabımdan söz edeceğim. Kitabımın ismi “100 Soru Cevapta Eğitim Felsefesi”. Bu kitap on beş yıldır üniversitede verdiğim “Eğitim Felsefesi” dersindeki bir ihtiyaçtan doğmuştur. Öğrencilerimin hep; “Hocam daha kolay anlayacağımız soru ve cevaplı bir kitap yok mu?” sorusuna birazda şaka yollu, “Bir gün sizin için kitap kitap yazacağım!” cevabımı ancak bu kitapla gerçekleştirme imkanı buldum.

Kitabın bir hedefi de düşünceyi ve özellikle de eleştirel düşünceyi kazandırmaktır. Öğrencilerin düşünme becerileri kazanmasının önemini kavramış öğretmenlerle, derslerde öğrencilerin araştırmaya yönlendirilmesi, derslerin tartışma ve soru-cevap şeklinde işlenmesi, problem çözme yeteneğinin geliştirmesine yardım edilmesi, derse katılmada ve soru sormada kendilerine güven duygusunu sağlamada yardımcı olabilecektir. Soru sorarak öğrenen insanın doğasına uygun bu çalışmanın faydalı olması bendenizi ziyadesiyle mutlu edecektir.

Felsefenin ilk görevi tutarlı bir bütünleştirici ve buluşçu düşünmeyi sağlamaktır. Bu kitap, felsefenin özel bir dalı olan eğitim felsefesine kısa ve temel bir giriş yapmak için hazırlanmıştır. Eğitim felsefesi genel felsefe ile kısmen amaçlarından, daha doğrudan ise yöntemleri bakımından bağlantılıdır. Bunu açıklamak için bir girişim olarak felsefenin doğasına bakmamız gerekir.

Eğitim Politikaları!

Bir ülkenin gelişmesinde eğitim politikasının çok önemli işlevi vardır. Bir ülkenin eğitim gerçeğinin temel zeminini eğitim felsefesi oluşturur; onun üzerine eğitim politikaları şekillendirilir; eğitim politikalarına dayanarak eğitim planlaması somutlaştırılır; eğitim planlamasıyla da eğitim uygulamalarına meşruluk kazandırılır. Eğitimi genel olarak insanı terbiye etme sanatı olarak tabir edebiliriz. Eğitim sayesinde ve eğitim vasıtasıyla çocuklarda var olan düşünme kabiliyetini geliştirmek ve düşünmeyi alışkanlık haline getirmek mümkün ve de gereklidir. O nedenle felsefesiz eğitim olmaz.

Titiz Bir Çalışma

Uzun soluklu bir çalışma ürünü olan kitabımı özellikle eğitimcilerin dikkatle okumalarını arzu ediyorum. Kitabın soru-cevap şeklinde yazılış amaçlarından biri de okuru ve özellikle üniversite öğrencilerini düşünmeye sevk etmek, onları biraz olsun kendi sorduğu sorularla baş başa bırakmaktır. Bütün soru ve cevaplarda pek çok kaynaktan yararlanılmış ve alıntılar metin içinde ve kaynakçada gösterilmiştir. Her bölüm başında bir önemli söze yer verilmiş ve bölüm sonuna okuma parçası ilave edilmiştir.

Kitabım on bölümden oluşuyor. Bölümler konulara ayrılmış ve her konu üzerine on soru-cevapla konuyu işleniş ve her bir bölüm öncesinde önemli bir söz ve her bölümün sonunda ise okuma parçası yer alıyor. Bu eserin eğitim felsefesiyle ilgili yapılacak çalışmalara bir nebze de olsa katkı sağlarsa kendimi bahtiyar addedeceğim. Kitapta konuyla ilgili çok fazla kaynakça da kullandığının altını çiziyor.

Prof. Dr. Alparslan Açıkgenç

“Eğitim Felsefesi” çalışmama “Takriz” (Övgü, değerlendirme manasına geliyor) yazan felsefeci Prof. Dr. Alparslan Açıkgenç’e çok teşekkür ediyorum. Bu arada diğer katkıda bulunan akademisyen ve öğrencilerime de teşekkür ediyorum. Alparsan hocamız kitabımla ilgili on sayfalık değerlendirme yazısının küçük bir özetini buraya alıyorum: “Değerli ilim adamı, Doç. Dr. Süleyman Doğan konu ile

ilgili meseleleri gayet düzenli ve eğitim felsefesi mantığına uygun olan bir silsile içerisinde işlemiştir. Bu yaklaşım kesinlikle öğrenciler için çok önemlidir çünkü kavramların tanımlarından sonra teoriler içerisinde nasıl kullanıldıkları örnek teşkil edeceğinden anlaşılmalarını kolaylaştıracaktır. Değerli Eğitimci ve meslektaşım Doğan’ın burada yaptığı işte bunlara

tam anlamıyla bir giriş teşkil edecektir diye düşünüyor ve bu eserin ilim hayatımıza hayırlar getirmesini ve nice bu yönde çalışmalara öncülük etmesini niyaz ederken kendilerini ayrıca tebrik ediyorum.”

Eğitim’den Maksat…

Günümüz eğitim sistemi çocuklarımıza bir gelecek sunmuyor veya sunamıyor. Onları ileride yaşayacakları sorunlara yani hayata da hazırlamıyor. İnsanlar eğitimi diploma için yaparken, aileler de çocuklarını güvenle teslim edecekleri bir yer olarak görüyorlar. Çoğunlukla aileler yazın çocuklarıyla ne yapacaklarını şaşırmışken, okulların açılması ile rahat nefes alıyorlardı.

Günümüzde eğitim, ilim verme misyonunu kaybetmiş bir dadılık durumuna düşmüştür.

Gençler, okullarda öğrendikleri bilgileri unuttukları gibi bu bilgilerin hayatla olan bağını da görmüyorlar. Verilen eğitim, anlattığımız bilgileri sınava kadar ezberle, sonra istersen unut mantığı üzerine kurulduğundan kimsenin öğrenmek ve öğretmek gibi bir misyonu da adeta görünmüyor. Eğitimciler de verilen bilgilerin ne kadar içinin boş olduğunun fark ediyorlar. Sorun aslında insanlarımızın "oku" ayetinin künhüne vakıf olmamasından da kaynaklanıyor. Çünkü biz oku kelimesini diploma elde etme, yani bir meslek elde etme olarak anladık. "Oku" emrine muhatap olan gençlerimize hayatı, kainatı ve bizzat kendisini okumayı öğretmedik. Belki iyi teknokratlar yetiştirebiliriz. Ama sonuçta hayata anlamlı bakmayan ve hatta hayatta bir amacı olmayan gençler yetiştirmiş oluyoruz.

Eğitim sistemimizde aslında eğitim değil sadece öğretim yapılmaya çalışılmaktadır. Onu da ne kadar başarılı yapıyoruz tartışılır. Eğitim sistemimizde eğitim ve terbiye olması gerekirken, maalesef terbiyeyi eğitimden dışladık. Eğitim sistemimiz, diplomalı cahiller yetiştirmek için midir?. Okutulan hiçbir bilgi hatırlanmıyor. O halde bu kadar yıl eğitim vermenin mantığı nedir? Gençlerin bu süreçlerini daha faydalı ve hayatına anlam katacak bir eğitim verilemez mi? Meslek öğretilemez mi? Terbiye verilemez mi? Kişisel gelişimleri sağlanamaz mı? Cevap bekleyen bir sürü sorular yumağı!

Beş ayda dört kitap

Pandemiyi (salgın) fırsata dönüştürmeye çalıştım. Beş ayda Kitapyurdu Doğrdan Yayıncılık tarafından dört kitabı neşredildi. Bunlar sırasıyla:

1-Hayatı Güzelleştiren Hikayeler

2-Rektörler Konuşuyor

3-Koronaya 100 Mektup

4-100 Soru Cevapta Eğitim Felsefesi.

Siz aziz okurlara kitaplarımı takdim ederken sağlıklı ve koronasız günler diliyorum.

(*)Doç. Dr. Süleyman DOĞAN-Yıldız Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi e-dogansuleyman1@hotmail.com

Tüm Yorumlar
Şuan Kayıtlı Bir Yorum Bulunmamaktadır.İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Tüm Yorumlar

 
29 EKİM CUMHURİYET BAYRAMI
Öne Çıkanlar
Arşiv
Anasayfa
Foto Galeri
Videolar
Köşe Yazarları
Hakkımızda
Reklamlar
Editör
Künyemiz
Facebook
Twitter
Bize Ulaşın
Copyright © 2020 - Tüm hakları saklı tutulmaktadır.
Bu sitede yayınlanan tüm resim, materyal ve içeriğin telif hakları tarafımızca saklı olup izinsiz alınıp kullanılamaz.