Bugün 05 Temmuz 2020 Pazar
İshak Oğullarindan “cesur Yürek”
BİR DÜZCELİ HACIMIZ VARDI.
03.06.2020Nejat Özsoy - Yazi Arşivi

29 Mayıs Cuma akşamı Düzce Belediye Meclis Üyesi ve İş İnsanı Erkan Dinçer abimden bir WhatsApp mesajı aldım. “Düzceli Bisikletli Hacı” adlı haberi paylaşmıştı Erkan abi. Haberin sonunda kaynağını verdiği gibi bu haber 2019 yılı içerisinde Sakaryalı gazeteci Mert Atalay tarafından Sakarya Yeni Haber Gazetesi’nin internet sayfasında yayınlanmıştı. Atalay şimdilerde aslen Düzceli olan Sayın Sezai Matur’un sahibi olduğu T54 adlı internet sitesinde yazıyor. Böylesi ilginç ve gurur verici bir olayı haberleştirdiği için kendisine çok teşekkür ediyorum. Onun “Bisikletle Hacca Gitmek” başlıklı haberi sosyal medyada binlerce kez paylaşıldı. Tabi ki üzücü olan ise birçok paylaşımın kaynak verilmeden uluorta yapılması oldu. Kopyala yapıştır internet paylaşımında en kolay olanıdır, yazıyı yazan ya da fotoğrafı çeken kadar düşünmek ve emek sarf etmek asla gerektirmez. Bu nedenle çalıntı içeriklerle mücadele edilmeli.

Evet, bu bilgilendirmeden sonra gelelim konumuza; İstanbul’daki çok değer verdiğim saygın bir gazeteci dostumdan Hürriyet Gazetesinde çıkan bu haberin tam sayfa kupürünü istedim. Sağolasın hemen temin ederek gönderdi. İnternetteki haber kupürleri artık kaynak verilmeden hoyratça kullanıldığı için bu yolu tercih ettim. Artık haberin orijinal kupürü arşivimizdeydi.

HABİBE HANIM ÇEŞMESİNDEN BİSİKLETLİ

HACI MEHMET NEŞET ÖZ’E BİR YOL ÇIKAR MI?

Eski Düzceliler,Habibe Hanım Çeşmesini iyi bilirler. Çeşme, Cedidiye ve Şerefiye Mahalleleri’ni birbirinden ayıran İstanbul Caddesi devamı olan Bolu Caddesi’nde, Eski Belediye binası karşısında şimdiki Adil Seven İş Merkezi olarak anılan binanın olduğu yerde idi. Bir meydan çeşmesi özelliğini taşıyordu. Yoldan bakıldığında sağında Bolu minibüslerinin kalktığı küçük bir garaj ve yazıhane vardı. Solunda ise bahçeli tek katlı bir ev bulunurdu. Yerinden kaldırıldığı 1980’li yıllarda çeşmesinden su akmıyordu. Dört köşe taştan yapılmış olan çeşmenin kitabesi mermerdendi ve üzerinde Nemlikîzade İbrahim Lütfi Bey’in Kayınvalidesi Habibe Hanım namına inşa ettiğine dair bir ifade vardı.

İSHAK BEY OĞLU NATHO İBRAHİM LÜTFİ

BEY’İN MISIR’A KADAR UZANAN İLGİNÇ HİKÂYESİ

Habibe Hanım, aile seceresini tutan Prof. Dr. Süreyya Ülker’in dedesinin anneannesi olan Melek Hanım’ın kuzeni idi. Süreyya Ülker aile şeceresi ile ilgili kaydetmiş olduğu notlarda İbrahim Lütfi Bey’i şöyle anlatmaktadır: “İbrahim Lütfi Bey Natuhay boyunun Natho soyunun Nemlikîzade (Neml’ıkuo) kolundandır. Nem(et)loh Çerkezcede gözde demektir. Neml’ıkuo da Gözdeoğlu demektir. Kendisi çocuk yaşta Kafkasya’dan Mısır’a giderek Kahire’de halasının yanında yetişmiştir. Hukuk fakültesini bitirerek avukat olmuştur. Harun Reşit Paşa’nın kızkardeşi olan, Fatma adında, kendisinden yaşça çok büyük bir Mısırlı prensesle evlenmiş, bu evlilikten çocuğu olmamıştır. İlk eşinin ölümü üzerine büyük bir mirasa konmuştur. Avukatlığını yaptığı Mısırlı Ğork’oj Habibe Hanım aracılığıyla ikinci eşiyle tanışmıştır. Ğork’oj Hacı Emine Hanım ile evlendikten sonra İstanbul’a yerleşmiş, önce Moda’da, sonra Emirgân’da oturmuştur. Kendisi Mısır’da halasının yanında olduğu yıllarda

Kafkasya’daki ailesi 1864 büyük Çerkez göçü kapsamında önce Rumeli’ye, 1878 Berlin Konferansı kararları uyarınca da oradan babası İshak Bey ile babasının adı bize ulaşmayan ağabeysi önderliğinde Düzce’nin bir köyüne yerleşmişlerdir. Kendisiyse İstanbul’daki kamu görevi bitince Düzce’nin içine yerleşmiştir…”

İSHAK OĞULLARINDAN NATHO HACI MEHMET

NEŞET ÖZ’ÜN DUYGUSAL HAC MACERASI

Evet, buradan 1964 yılında bisikletle hacca giden kahramanımız Hacı Mehmet Neşet Öz’ün hikayesine geldiğimizde öğreniyoruz ki; Hacımızın ailesinin lakabı “İshak Oğulları”. Aile Çerkeslerin Şapsığ kabilesinin Natho sülalesinden. Babası Yusuf oğlu Esat, Çanakkale Savaşı’nda Seddülbahir Cephesi’nde şehit oluyor. 3 yaşında hem öksüz hem de yetim kalan Neşet Öz, eğitimini tamamlayıp imam oluyor. İmam olarak Adapazarı’nın Çerkes Maksudiye Köyü’nde bir dönem görev yapıyor ve vazifeli olarak geldiği Hendek’in Kargalıhanbaba köyü’nde yerleşerek evleniyor. 1952 yılında da hacca gidip geliyor.

19 Ekim 2019 tarihli ve Mert Atalay imzalı haberden bisikletli hacımızın duygusal hac macerası şöyle; “…Müftülüğün görevlendirmesi üzerine şehir şehir gezerek gezici vaizlik yapıyor. Vazifesi sırasında bisikletiyle kaza geçiriyor, kamyonu sollama yaparken arkasından gelen taksiyi görmüyor, sadece bisikleti parçalanıyor. Kazaya rağmen bisiklet sevgisinden vazgeçirmiyor. Hercules marka yeni bir bisiklet alıyor. Gezici vaizliği esnasında Türkiye’nin dörtte üçünü bisikleti ile geziyor. Bisikletin tüm tamir işlerini de kendisi yapıyor. Aradan yıllar geçiyor… 1964 yılında bisikletiyle Hacca gitmek istiyor. (Fakat gideceğini kimseye ilan etmiyor.) Cebinde sadece 66 lirası var. Yollarda paraya çok ihtiyacı olmuyor. Vaaz verdiği yerlerde önüne sofralar kuruluyor. Cilvegözü Sınır Kapısı'na varıyor. 1952 yılına ait pasaportunu gösteriyor. Fakat 5.000 lira döviz alması gerektiği söyleniyor, parası olmadığından geçemiyor. Yolundan vazgeçmiyor. Tel örgülerden bisikletini atıyor. Ardından kendisi de atlıyor. Bu kez bisikletini kucağına alıyor. Mayın tarlasından geçip Suriye asfaltına çıkıyor. Bisikletine binerek hızla ilerliyor. Amman’a varıp mola verdiği sırada tanıdıkları ile karşılaşıyor.

'Buradan öteye zorlanırsın, bizimle gel' diyorlar. Başta kabul etmiyor ama zorla ikna ediyorlar. Bisikletini Amman’da birisine emanet edip tanıdıklarıyla yola devam ediyor. Otobüsle Mekke’ye varıp Hac vazifesini tamamlıyor. Dönüş yolunda (bir aksilik yüzünden) otobüsü kaçırıyor. Arabadan arabaya aktarma yaparak Amman’a varıyor ve bisikletine kavuşuyor.

(Ürdün ve Suriye'yi geçtikten sonra) 'Nasılsa memleketime gidiyorum' diyerek bisikletiyle Türk hududuna geliyor. İşte orada, 5.000 liralık döviz almadığı ve kaçak geçtiği için tutuklanıyor. (Savcılığa çıkarılan) Mehmet Neşet amca, 'Bu suçsa ben Beytullah’ı görmeye gittim. Gâvur olmaya gitmedim ya, ne yaparsanız yapın' diyor, cezasına razı oluyor. Mehmet Neşet Öz’ün bisiklet yolculuğu savcının çok dikkatini çekmiş. Savcının talebiyle bisikletli fotoğrafı çekiliyor. Ve o fotoğrafı Hürriyet Gazetesi basıp haber yapıyor. Ailesi olayı gazeteden görüp öğreniyor, yanına gidiyorlar fakat alıp gelmek mümkün olmuyor. Mehmet Neşet amca 27 gün cezaevinde yattıktan sonra beraat ediyor. Yol arkadaşı bisikletiyle otobüs bindirilip evine gönderiliyor. Uzak akrabaları ve köylüleri Hacı Mehmet Neşet Öz için hep 'Yollarda ölecek, ölüm haberi gelecek' dermiş.

“YARIN BENİM BAYRAMIM VAR..”

Fakat vefatı söyledikleri gibi olmamış. Vefatından bir gece önce köyündeki dört kahveye de girerek herkese çaylar ısmarlamış, 'Yarın benim bayramım var' demiş.

Ertesi gün, 19 Şubat 1976'da sabah saatlerinde yatağında huzur içinde vefat etmiş. Nur içinde yatsın. Allah rahmet eylesin."

İshak oğlu İbrahim Lütfi Bey ile İshak oğullarından Mehmet Neşet Öz’ün hikâyeleri biraz daha derinliğine araştırıldığında muhtemelen akraba oldukları ortaya çıkacaktır. Araştırmalarımız devam etmektedir. Her ikisi de Çerkeslerin Natho sülalesinden olup ataları aynı kaderi paylaşıp Düzce’ye yerleşmişlerdi. Her iki kahramanımıza da Allah gani gani rahmet etsin.

02.06.2020 Nejad Özsoy

(Not:Kaynaklar:

-Süreyya Ülker, “İstanbul Çerkesleri”, Birleşik Kafkasya Dergisi, Haziran-Temmuz-Ağustos 1996, Sayı: 7, s. 26-37

-Mert Atalay, “Bisikletle Hacca Gitmek”, https://www.sakaryayenihaber.com/bisikletle-hacca-gitmek-makale,13312.html

- Sinan Demiröz, Sakarya Maksudiye Köyü (Hacı Mehmet Neşet Öz Babaannesinin ablası ile evliymiş)

-Prof. Dr. Enver Konukçu sohbetleri.)

 

Tüm Yorumlar
Fatih Becaşe20.06.2016-12:03:11 ilgiyle takip ediyoruz,bilgi ve belgeye dayalı bu tür yazıların devamı gelsin lütfen .
Mahmut tok20.06.2006-10:27:40 Nejad Bey tebrik ediyorum sizi.Kaynak belirterek yazınızı zevkle okudum. Yeni yazılarınızı takip edeceğim. Saygılar.
1

Tüm Yorumlar

 
PAKMAYA
Arşiv
Anasayfa
Foto Galeri
Videolar
Köşe Yazarları
Hakkımızda
Reklamlar
Editör
Künyemiz
Facebook
Twitter
Bize Ulaşın
Copyright © 2020 - Tüm hakları saklı tutulmaktadır.
Bu sitede yayınlanan tüm resim, materyal ve içeriğin telif hakları tarafımızca saklı olup izinsiz alınıp kullanılamaz.